Hakkımda

ÇİKOLATASEVER DİYETİSYEN

melda.jpgMerhaba! Ben Diyetisyen Melda Demiröz Elmas. Hacettepe Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü 2011 mezunuyum.

Mesleğini kendisi için tutku haline getirmiş olanlardan değil, tutkusunu kendi mesleği haline getirmiş olanlardanım. Herkesin büyüyünce doktor, mühendis olmak istediği günlerde ben büyüyünce diyetisyen olmak istiyordum; büyüdüm ve oldum... 

Akranlarımın abur cuburları bakkaldan alıp çıktığı günlerde, ben uzun uzun yiyecek paketlerinin etiketlerini okuyordum. Alışverişlerim hep normalden uzun sürdü, çünkü ben içgüdüsel olarak içeriklerini ve değerlerini okuyup karşılaştırmadan hiçbir şeyi alamadım. Almayacaksam bile çoğu zaman ilgimi çeken tüm yiyeceklerin besin etiketlerini hobi olarak inceledim.

Benim için; fit olmak önemliydi, ideal kilomdan tek gram fazla kiloyu kabullenemezdim. Spor yapmak güzeldi, mutlaka her okul tatilimde bir sportif faaliyete koşardım. Tabi ki herkes gibi ben de yemeyi çok çok seviyordum. Ama ya kilo alırsam? Fazla abarttığım zamanlarda sanki hafifçe göbeğim çıkıyo gibiydi! Bu benim için bir dehşet anı demekti. İşte bu yüzden, yani kilo almaktan ölümüne korktuğum için, hangi yiyecek sağlıklı, hangisi değil, çocukluktan ergenliğe geçtiğim ve internetin yaygın olmadığı yıllarda bile az-çok biliyordum. 

Tam bir çikolata aşığıydım ve hala da öyleyim... O kadar ki; çocukken, daha tez ne demek onu bile bilmezken, “Çikolata üzerine tez yapacağım ben!” deyip dururdum; gerçekten de yaptım... Kendimi hatırladığım andan beri çikolata, hayatımda en sevdiğim, adeta hayatımı anlamlandıran bir şeydi. Her günümde olmazsa olmayan tek yiyecekti. Hayır, dedikleri gibi zararlı olamazdı, kilo yapıyor olamazdı! Neden böyle şeyler söylüyorlardı en sevdiğim yiyecek hakkında? Karar verdim; diyetisyen olacaktım ve hem çikolatanın zararlı olmadığını, kilo yapmadığını ispatlayacaktım, hem de insanların fit kalmasına yardım edecektim.

Bu mesleği o kadar çok istememe rağmen, diyetisyen olmadan önce bilmediğim ve yanlış bildiğim bir çok şey varmış, diyetisyen olunca öğrendim... Mesela diyet demek; çok az yemek, aç kalmak, perhiz yapmak yada zayıflamak demek değil, yunancadaki “diyeta” kelimesinden gelen karşılığına göre “denge” demek. Diyetisyen demek ‘zayıflatıcı’ demek değil, sihirbaz veya lokman hekim de değil, “yaa, şu göbek nasıl gider?”ci ise hiç değil. Diyetisyen demek, beslenmeyle ve sağlıkla ilgili size bildiklerini aktarıp, hayatınızdaki “Denge”yi kurmaya yardımcı olan, aynı zamanda da sizi motive eden kişi demek. Diyetisyen demek, tam o an, o saatte yememeniz gereken bir şeyi yiyecekken aklınıza yüzü ve ses tonu gelen kişi demek. Diyetisyen demek, çok beğendiğiniz yemekten ikinci tabağı alacakken, sanki ona ihanet ediyormuş gibi hissedip vazgeçtiğiniz kişi demek. 

‘Beslenme’ denilen alan çok çok geniş, adeta derya-deniz... Hala bilinmeyen dünyalar kadar şey var. Ama her birisi tek tek ortaya çıktıkça, diyetisyen kimliğimle en doğru şekilde öğrenip, mevcut bilgilerime katıp, tutkuyla anlatmaya devam edeceğim. Benim kendi adıma mesleki hedefim bu…

Bu arada; hayır, çikolata zararlı değil, kilo da yapmıyor. Ama her yiyecek gibi “dozunda yendiğinde”... :)

Çikolatalı diyetler...

Site Creation & Technology by Oi Creative